Pijamaya Övgü

Gece uyurken ruhların bedenden ayrıldığına inanıyorum. En azından benimki kesin ayrılıyor, gördüğüm o tuhaf rüyaların başka açıklaması olamaz, bu yüzden pijamalarımı bile buna göre seçiyorum.

Öncelikle Hintlilerin tercih ettiği pijama sadece alt kısımdan oluşan adeta bir uykuda rahatlık amacıydı. Avrupalılar buna gömleğimsi bir üst ekleyip sıkıcılaştırmadan önce Hintli vatandaşların giymelerinin sebebi gece ruhların bedenden rahatça çıkmasıydı. Bu kısmı tamamen ben uydurmuş olmamla beraber kendi düşüncemle bakarsak çok mantıklı gelebiliyor insana. Buna inanmayanlar için Hint sıcağında üste ne gerek var açıklaması gayet yeterli olur sanırım. Üşüdükleri için kat kat gezen Avrupalıların ruhlarının ne kadar sıkıcı olduğunu zaten kıyafetlerin ve mimarinin ayrıntılarından anlıyoruz, ancak sıkılan bir ruh dünyevi şeylere bu kadar yatırım yapabilir çünkü.

Türklerin pijama kültürünün olmamasının sonucu evde dizi çıkmış eşofmanla rahatlığı bulmaya çalışmak olabilir. Göçebe atalarımız çadırlarda yünlere sarılıp uyumayı üstünde kalpler olan pijama takımlarına tercih etmekte haklı olsalar da bunun günümüze yansıması pek hoş değil bana göre. Dışarıda masal prensesi gibi gezip, yatmaya gelince bölüm sonu canavarı karakterine bürünen kadınlardan hiç olmadım. En kötü ve eskimiş tişörtler ve yer bezi yapılma kıvamına gelmiş eşofmanlarla yatağa giren insanların sayısı günden güne çoğalıyor. Bir zamanlar Sümerbank da benim gibi düşünmüş olacak ki en azından erkeklere bir alışkanlık kazandırıp onları çizgili pijama sahibi yapmıştı. Ama bu gece yatarken uykumuz için edindiğimiz nadide lüks bir şekilde gündeme yenik düştü ve gülünesi bir hal alıp bitti.

Evde gezilen giysi ile yatağa girilenin aynı olmadığı bilincinin de çok yaygın olduğunu sanmıyorum. Marifetmiş gibi sokaklarda dizi çıkmış eşofmanla gezip bir de yataklarına onunla giren kadınlar ve erkekler var, bunu biliyorum. Pijama bilinciyle büyütülselerdi belki her şey bambaşka olabilirdi. Aslında insanın tamamen yalnız kaldığında, kendini en rahat hissettiğinde güzel göründüğünü bilmek sanıyorum ki bir ayrıcalık. İnsan asıl kendi evinde güzel ve temiz görünmeli bana göre. En güzel çoraplar tüm gün ayakkabının içinde kalıyorken eski püskü hatta delinmiş olanlar neden en özel yerimiz olan evde fink atıyorlar hiç anlamıyorum. En güzel eşofman dışarıdaki pisliklere maruz kalırken kırpık gibi olan neden tatlı rüyaların merkezi olan yatağa giriyor bilemiyorum.  Bütün bu işlerde sevilen şeyin hırpalanması gibi bir tuhaflık var resmen.

İnsan uyurken başka alemlere gidiyormuş gibi düşünürse belki de biraz anlayabilir pijamanın sebebini. Sadece bedenim dinlensin diye uyumak rüyalara hakaret gibi.  İnsanı uyutmak için dolapta bütün gün bekleyen ve sadece giyecek kişinin belirlediği desende, modelde olan pijamanın hakkını vermek gerek diye düşünüyorum. Pijamayı bir uykuya yolculuk giysisi gibi düşünüp onu sabahlık denilen bir başka şahane kıyafet buluşu ile ödüllendirmeliyiz.

Lüzumsuz o kadar şey yapıyorken bu rahatlıktan eksik kalmayı büyük bir kayıp olarak görüyorum.

Belki de rüyamda Malibu’ya gideceğim ne belli.

 

 

 

 

 

 

 


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑