En Öndeydik Şekerim

Ne zaman dolabımın önünde biraz fazla vakit geçirsem ilkçağ civarlarına dönmek istiyorum. Sadece kapanmak ve korunmak için giyinen ve bunu en doğal yollardan halleden, kaygısı mantıklı Neandertal adamların yanı en huzurlu yer gibi geliyor bana. Sonra hemen giyilmekten eskimiş ve gerçek sevgi beslediğim bir şey bulup ilkçağ olsun ama bu tişört de olsun mesela diyip tarihe karmakarışık notlar bırakıyorum tabi.

Neyse ki arada İstanbul Fashion Week gibi etkinlikler yapılıyor da ilkçağ zamanlarına dönebiliyoruz.

Ülkemizdeki moda anlayışının hayallerimden çok farklı olduğunu moda eğitimi almaya başlayınca anlamıştım. Muhteşem de olsa kalabalık bir havuzun dibine ne kadar dalarsanız o kadar çok saç ve yosun görürsünüz, bu da onun gibi bir şeydi benim için. Bir defile yapmak insanı ne kadar yoruyor gayet iyi biliyorum. Tasarımdan kıyafetlere, organizasyonundan mankenlere bir sürü kafa karıştırıcı detay var. Bu yüzden ülkemizde yapılan moda gösterileri ilkokul temsili gibi oluyor. Çünkü bir işi tam yapamayacaksan hiç bulaşmayacaksın gibi bir inanış yok, tam tersi hiç yoktan iyidir ile idare edilip vasatın çok harika gibi kakalanması durumu var.

Bugüne kadar hiç defileye davet edilmedim çünkü hiç modacı dostum olmadı. İsteseydim neden olmasın bu en basit şey sonuçta. Ama İFW gibi defilelerde zaten dikişten anlayan, kalıp bilen, işçiliğe dikkat eden insanları görmek istemiyorlar bana göre.  Geçtiğimiz hafta gördüğüm defilelerin çoğu da bunun kanıtı. Patlamış elbiselerden büzülmüş dikişlere kadar görmediğim kalmadı. Tüm fotoğrafları inceledim bu yüzden.  Mankeninin üstüne uygun elbise dikemiyorken harika bir modacıymış gibi alkışlanan insanlar var. İnsanlık hali olur desek bile bütün yıl çalışılan bir koleksiyonda bu tür temel hataların yapılması ne kadar mantıklı karşılanabilir ki. Tabi ki arada güzel iş çıkaran insanlar da olmuş ama dikişten sonra en önemli şey tasarımdır yani ikisi birden olmalı sanki yoksa çok şey mi istiyorum, pardon. Sonuçta sadece bazı ünlü insanlara kıyafet satan ve sürekli olarak belli başlı blogger ve moda danışmanları ile arasını iyi tutan modacılar sayesinde ay Mahmut’un defilesi şahaneydi Fatma ise yıkılıyor gibi şeyler gördük hep internet âleminde. TV ise zaten hangi ünlü gitmiş ve nişanlanmış mı boşanmış mı derdindeydi. Bu yüzden havuzun üstünde kalmaya çok alıştı insanlar.

İşin bir de organizasyon boyutu var ki işte o zaman ilkçağ geri gelmiş gibi hissediyorum. Birbirinin üstüne oturanlar, en ön kapmaya çalışanlar, ünlü ile aynı karede yer almak için boyun fıtığı olanlar derken herkes Neandertal adamı aratmayacak hareketlere giriyor. Ön tarafta oturanlardan kötü bir şey duymak zaten imkânsız, onlara göre her şey harika. Tabi modacının ayrı bir başarısı bu. Çoğu çevre yapmaya verdiği zamanın birazını fazla prova ve terziye verseydi belki daha iyi sonuç alabilirdi. Böyle bir organizasyona gerçekten modadan anlayan kaç kişi gitmek isteyebilir ki…

Dünyada da böyle oluyor diye düşünenler olabilir. Hatta çoğunuz gidip en önden izlemişsinizdir tamam çok havalı, ama hayır böyle olmuyor. Canla başla çalışıyorlar ve en ufak bir falsoya bile yer vermiyorlar. Üstlerine düşen terzilik ve yaratıcılık görevlerini en sonuna kadar yerine getiriyorlar. Bu yüzden onların en ön sıralarına her türlü insan oturabiliyor, bu da onlarla aramızdaki en büyük farkı yaratıyor.

Bu defilede hiç mi güzel şey yoktu diyecekler ünlü moda bloglarını takip edebilirler. Harika inanılmaz görkemli gibi kelimeleri orada bulabilirsiniz. Bu aşamada bir de Türk müşterisi anlamıyor savunması var, onu da gece yastığa başını koyarken evet elimden geleni yaptım diyebilenler dışında kimsenin söylemeye hakkı yok bana göre. Neyi yansıtırsanız insanlarınız da onu görür, kötüye alışmış milletin iyiden haberi olmaması gayet normaldir.

 

Bazen dolabımın önünde dururken keşke hiçbir şey bilmeseydim de şu dolap alıp alıp giymediğim kıyafetlerle dolu olsaydı diyorum. Belki de huzur öf hiç giyecek bir şeyim yok diye kendini yatağa fırlatmaktadır ya da havuza sadece ayaklarını sokup sallamaktadır, kim bilir.

 


Tambirleydi hakkında


One Response to En Öndeydik Şekerim

  1. simla says:

    bayıldım’bayıldım! bloğunu yeni keşfettim ve gerçekten tebrik ederim. Modaya çok yakın bir insan olarak (tasarımcı değilim:) gerçekten artık ne giydimlerin ötesine geçen birilerini bulmak çok sevindirici.
    Tebrikler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑