Gerilim Dolu Bir Yazı: Bikini/Mayo

İnsan bir şey hakkında çok şey biliyorsa o şey hakkında hiç yazamıyor bence. Kaç yıldır bikiniler hakkında tek yazı bile yazmamış olmam da bunun kanıtı. Evet hava atmak gibi olabilir ama şu dünyada en iyi bildiğim giysi bikini/mayo. Bunda kendimi bildim bileli uzun yaz tatilleri yapmam ve ailemin 11 yıl otel işletmesi de etkili oldu. Bikini konusunu da şüphesiz ki çok okuyan değil çok giyen biliyor. Hatta tasarım konusundaki tek hayalim de bir gün bikini tasarlamak, bu konuda da çok iddialı olacağımı düşünüyorum. Neyse size bu iyiliği yapmam artık boynumun borcu oldu, artık ne kadar dikkate alırsınız bilemem.

Yıllarca moda dergilerinde vücut tipine göre bikini başlıklı yazıları okudunuz da okudunuz. Umarım aklınızda kalmıştır çünkü marş gibi ezberlenen bu klasik kuralları tekrar yazmak niyetinde değilim. Daha çok sahillerde gördüğüm yanlışlardan ve bikini alırken yapılan hatalardan bahsetmek istiyorum.

- Her şeyden önce bikini almaya tatile çıkmadan 3 gün önce gidilmez, bunu bir kere aklınızdan çıkarmayın. Tüm kış güneş görmemiş ve üye olunan spor salonuna gitmek yerine zayıflama kremlerine boğulmuş bedeniniz bunun için asla uygun değildir. Pişmemiş boyoz halimize dünyanın en ünlü modacısı bile gelse bir şey yapamaz. Aynaya baktığınızla kalırsınız ve kabinden bile çıkmayıp yanlış bir bikiniyle mağazadan çıkarsınız. Bikini için en uygun zaman Ağustos – Eylül ayıdır. Bu aylar hem zaten yazın verdiği tatlılıkla güzelleşen vücudunuza hem de cüzdanınıza hitap eder. Çünkü mutlaka indirimler olur ve herkes yaza girerken aldığı için gönlünüze göre bikini almanız da kaçınılmazdır. Artık tatil sürenize göre orta ateşte mi kızarmış olursunuz yoksa petibör gibi kavrulmuş mu olursunuz bilemiyorum ama tek bildiğim giydiğiniz mayo- bikini mutlaka daha güzel duracaktır.

- Kendinize neyin yakıştığını iyi belirlemek zorundasınız. Mayo herkesin bildiği gibi göbek kapatan bir deniz giysisi değildir, yanlış seçerseniz normalden daha iri gözükebilirsiniz. Eğer zargana gibi zayıflıktan kemikleriniz görünüyorsa da mayo giymelisiniz, zayıf olmak her zaman avantajlı değildir çünkü. zayıflıkla formda olmak arasında dağlar kadar fark vardır, bunu artık iyice öğrenelim.

- Özellikle bikini alırken kendinize tam olanı değil 1 beden küçük olanı almalısınız. Çünkü en kaliteli bikini de olsa mutlaka gevşeyip eskisi gibi görünmeyecektir. Her sene sahilde gezen bebeklerden çok genç kızlarımızın popolarından bez gibi bikini altı sarktığını görüyorum. Hayır hiç rahatsız olan da yok, en çok buna şaşırıyorum. Denize beyaz külotlarıyla giren oğlan çocuklarını görünce kaçıyorsunuz ama kendi arkanıza bakmıyorsunuz, rica ediyorum. Mayoların da bir süre sonra askıları gevşeyip düşmeye başlar, benim tavsiyem ayarlanabilir olanlarını seçmeniz. Yoksa da her sene mutlaka bir terziye gidip düzelttirmeniz lazım. Herkesin mutlaka vazgeçemediği bir bikinisi mayosu vardır, bunları asla atmayın ama dediğim gibi mayo tamiri yapan yerlere gidip bir şekle sokun.

- Bir de çok vahim olan bir üçgen bikini durumu var. Zamanında boyundan bağlı kıyafetler delicesine moda olmuştu, o zaman herkes bikini izi görünmesin diye üçgenlere koştular. Buna diyecek bir şey yok ama artık bundan vazgeçmenizin zamanı geldi. Yani ya salın rahat bırakın kendinizi bikini nasıl iz yaparsa yapsın ya da askısız bikini alın. Sahillerde örümcek ağına düşmüş sinek gibi bikini ipleriyle uğraşmayın artık. Sabah boyundan bağlayıp öğlen omuzdan asıp akşama doğru çapraz yaparsanız tatil dönüşü ip baskısı yapılmış anaokulu resmine dönersiniz. Eğer kendinize ait bir havuzunuz ya da zaten sizi her türlü ibiş halinizle görmüş site arkadaşlarınız varsa istediğinizi yapabilirsiniz tabi, orasına karışmam. Sonuçta yaz o kadar güzel bir mevsim ki bence üzerinizde masum izler bırakmasına izin vermelisiniz.

- İz demişken son zamanlarda türeyen mayo ve bikini modellerinden gerçekten korkar oldum. Osmanlı ordusu gibi kuşanıp sahile gidiyor insanlar. Mayokini diye de bir şey çıktı – ki kendisi sadece salınmalık – bu şey nasıl bir güneş izi yapar demeden insanlar gaza gelmiş tasarlayıp duruyorlar. Kadın giymiş dolgu topuğu takmış takıları ”size mayo tasarladım” diye çıkıyor. Dünyadan haberi yok yani. Denize girsen en az 2 saatte kurur güneşte kalsam metallerinden 3. derece yanık olursun, böyle bilinçsiz tasarımlar çıkmaya başladı. Tabi ben çok meşhur Berkhe Beach gibi tuhaf isimli yerlerde 0 numara terrier köpeğimle takılacağım canım diyorsanız o başka. Hemen alın bir tane derim, tam isabet. Bu yazım zaten normal insan evladı gibi yüzenler ve güneşlenenler içindir.

- Bikiniler kadar üstüne giydiğiniz şeyler de önemlidir. Bence en güzeli bir seferde giyilebilen ferah elbiselerdir. Boşuna hava olsun diye süslenip de kıyafetleri tuzlamaya gerek yok yani, şunun şurasında hepimiz sudan şapşal gibi çıkıyoruz üstümüze giydiğimiz şeyin pek önemi yok. Sahile giderken yanımızda götürmemiz gerekenleri de ayrı bir yazıda sizlerle paylaşacağım aklınız kalmasın.

- Sizlere üzülerek bir kötü haber daha vereceğim, hani üstü farklı renk altı başka renk bikiniler giyiyorsunuz ya, hiç güzel değil. Yani onun da zamanı geçti. Eğer alt üst karışık giymek istiyorsanız birisinden birisi desenli olsun. Ama altı dümdüz mavi üstü sade kırmızı gibi takımlar gerçekten çok sevimsiz duruyorlar, kusura bakmayın. Ama desen hep kurtarıcıdır, bu takımlarda da açık renkleri tercih ederseniz en doğrusunu yapmış olursunuz.

- Çabuk kuruyan bikiniler ve özellikle de mayolar çok başarılıdır. Ama hemen kurusun diye astarsız bikini almayın. Sonra ağabeyinizi sevgilinizi katil yaparsınız, tatilinizi zehir etmeyin. Sahillerdeki sapık potansiyelimizi düşünüp ona göre ıslanınca da çok iç belli etmeyen modeller seçmeye çalışın. Eğer sevgiliniz çok kıskanç ise ve siz de bunu bilerek onunla tatile çıkma deliliğinde bulunduysanız en kapalı bikininizi giyin, sonra poponuzda bir havluyla gezmek zorunda kalırsınız.

- Kaliteli mayolar nasıl yıkarsanız yıkayın bozulmaz, yani elinizde nazikçe ılık suda yıkayın yazan bikinilere pek inanmayın. Ben her yaz başında ve sonunda hepsini çamaşır makinesine atıp düşük sıcaklıkta yıkıyorum. Seçimlerim doğrultusunda da bugüne kadar pek sıkıntı yaşamadım. Güneşte bırakılınca insan bile bozuluyor bu yüzden mayonuzu balkona asıp unutmayın.

- Erkekler bu konuda ne kadar da ballılar değil mi. 1 şort 5 t-shirt ile tüm yazlarını geçirebiliyorlar. Son yıllarda göbeklerine bakmadan sörfçü mayosu giyen erkekler yüzünden sahillere küstüm, üstelik azalmıyor da bu ne sevdaymış anlamadım. Sırf kıskançlığınız yüzünden sevgilinizin göbeğine canım ya çok tatlı diye çıp çıp vurdunuz ve şortu giydirip saldınız. Kimse bakmıyor diye içiniz de rahat, oh valla ne güzel iş. Ama bu iş artık kontrolden çıktı ve salgın gibi yayıldı, bunu engellemenin de yolu yok ne yazık ki, üzgünüm.

Yazı uzadıkça okunmayacak diye düşündüğümden şimdiden bu kadar yeterli diyorum. Belki ilerleyen günlerde devamını yazarım, belli olmaz.

Sonuç olarak içinde rahat ettiğiniz sürece giydiğiniz her şey mutlaka güzel duracaktır, sadece kendiniz için giydiğinizden emin olun o yeter. Bir de aynaya bakın tabi, onu unutmayın.

Tags:


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑