Varsa Bir Kahvenizi İçerim

Processed with VSCOcam with f2 preset

Artık eminim biliyorsunuz, kahve keyfi yapmayı çok seviyorum… Aslında bunun doğrudan kahveyle ilgisi yok genel olarak keyif yapmayı çok seviyorum ama genelinde işin içinde kahve oluyor. Kahveye olan merakım kendimi bildim bileli yoktu, her şey yıllar önce Floransa’ya gitmemle başladı. İtalya’ya adım atana kadar Türk Kahvesi bile içmeyen bir insandım, styling yaptığım zamanki koşturmacalı zamanlarda içtiğim Starbucks latteleri dışında kahve olayım yoktu.  Floransa’daki ilk saatlerimde espresso içmeye başlayıp onların bu kültürlerine o kadar hızlı adapte oldum ki yanımdaki arkadaşım bu hızlı değişimi şaşkınlıkla izledi. 2 adım atıp sürekli “kahve saatim geldi” diyerek önüme gelen ve zaten lezzetli olduğu aşikar olan herhangi bir kafeden espressomu yudumlayıp devam ediyordum. Zaten içimde hazır bekleyen Dolce Vita İtalya’da kontrol edilemez bir canavara dönüştü ve sonra olaylar gelişti. İstanbul’a döndüğümde şu anki gibi adım başı çeşit çeşit kahve içeceğimiz yerler olmadığından İtalya’da içtiğimin yarısı güzelliğinde bile espresso bulamamıştım ve bu beni araştırmaya yöneltmişti… Böyle böyle derken ben kahvenin her türlüsünü deneyip sevmeye başladım ve zaten az önce de dediğim gibi her yer kahveci olduğundan artık istediğim tada ulaşıyorum diyebilirim. Yine de hiçbirisi o tatlı Toscana’nın sularıyla yapılan espresso gibi değil ama olsun, bizde de artık gayet iyi kahveler var…

Processed with VSCOcam with f2 preset

Tabii ki kahve sevdam sadece geze geze iyi kahve aramakla sınırlı değil. Evde standart bir kahve dükkanında olabilecek tüm aletler var… Üstelik evde kahve içen bir tek ben varım, Güray ( abim ) asla içmez. Arçelik Telve, Nespresso Citiz&Milk, Bialetti moka potlar… Bakın “lar” diyorum çünkü 3 tane moka potum var. Biri beyaz, biri klasik gri diğeri de fotoğrafta gördüğünüz şahane moka pot. Bialetti moka pot denilince ilk akla gelen marka, o kadar çok tasarımı var ki yurtdışında yaşasam kaç tane moka potum olurdu allah bilir. Bu fotoğraftakini de Amazon’da gördüm ve aşırı beğendim, çünkü Alpler’deki askerler için özel yapmışlar ve tipine bakar mısınız, böyle güzel bir kahve cezvesi olabilir mi? Çok uzun süre peşine düştüm ama gümrüğe güvenip bir türlü sipariş veremedim. Sonra internette araştırırken daha önce kahve aldığım kahhve.com ’da görünce açıkcası gözlerime inanamadım ve hemen sipariş verdim, eve geldiğindeki sevincimi görmeliydiniz… Alpler’den evine dönen askerleri bile aileleri böyle karşılamamıştır… Üstelik bu sevimli askerin evime gelişi ile Londra’ya giden arkadaşıma sipariş verdiğim ve bence Londra’nın en iyi kahvecisi olan Monmouth’dan gelen kahvemin gelişi aynı ana denk gelip muhteşem bir koalisyon oluşturdular.  İnsan kahveyi içmeye, aleti kullanmaya kıyamıyor gerçekten de. Bu arada kullanmak demişken, bana sıkça gelen sorulardan birisi de bu moka potları nasıl kullanıldığına yönelik. Açıkcası ben de internetten araştırarak ve bol bol Youtube videosu izleyerek öğrendim ama yine de kendimce anlatayım, belki bir faydası olur.

Bu cezve ( orijinalini şuradan görebilirsiniz: Bialetti ) Türk Kahvesi gibi ocağın üstünde kahve pişirmenizi sağlıyor. Tahmin ettiğinizden daha kısa sürüyor ama bu işlem, açıkcası ben daha uzun diye düşünmüştüm hep. 3 ana parçası var, alt bölümüne su koyuyorsunuz ortasındaki ve harici bölüme kahve ( tepeleme ) ve çevirip kapatıp ocağa koyuyorsunuz, işin özü bu kadar aslında. Bir süre sonra kahve üst bölüme dolmaya başlıyor ve tamamen dolunca da kahveniz hazır oluyor. Kahve çok ağır olmasa da yavaş yavaş demlendiği için normalde içtiğinizden daha aromatik ve sert oluyor ama böylelikle tam olarak aromasını alabiliyorsunuz. Zaten illa ki böyle içmenize gerek yok isterseniz süt katıp yumuşatarak içebilirsiniz sonuçta. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey cezvenizi asla makinede ve deterjanla yıkamamak. Zaten kullanma talimatında da yazıyor ama aleti ilk açtığınızda içinde yağımsı bir madde var, insan iyice ovalamadan nasıl çıkacak bu diye şüpheye düşüyor. Bu yağı nemli ve ılık bir bezle silip temizledikten sonra 2-3 kez kahve yapıp dökmeniz yazıyor, ben de öyle yaptım valla, içimdeki deterjanla ovalama isteğini kontrol ettim yani… Ben bir de kireçlenme sorunu yaşadım, yıkadıktan sonra kurulamamız lazımmış yoksa her ne kadar musluk suyu kullanmasanız bile bunun önüne geçemiyorsunuz. Moka pot lezzetli kahveye ulaşmanızı sağlıyor ama özenli bir kullanım da istiyor, özellikle kullanır kullanmaz yıkamanız lazım ve dediğim gibi kurulamanız da… Eh, dolce vita dakikalara öyle kolay ulaşılmıyor ne yapalım? Ben moka potla kahve yaptığımda süt eklemiyorum, kahveyi aromasını iyice alarak içmeyi tercih ediyorum.

Daha ben size ne yapayım, bir kahvenizi koymadığım kaldı… Afiyet olsun.


Tambirleydi hakkında


One Response to Varsa Bir Kahvenizi İçerim

  1. pinosh says:

    Sanırım herkesin gerçek kahveye aşık olması için bi kez İtalya’ya gitmesi lazım leydim :) Benim de Milano’ya rastlar bu kahve aşkımın alevlenmesi. Bu kadar alevlenince de moka pot almam benim de kaçınılmaz olmuştu. evde iyi ve kolay kahve yapmanın yolu moka pottan gçiyomuş meğerse :) bol afiyetler ola hepimize :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑