Tam Bir Deneme 22/01/2014

 

BATH & BODY WORKS

true-blue

Fotoğrafına bakınca bile o kokular burnunuza geliyor değil mi? Bir saniye ben böyle okuyucuya bir havayla hitap eden üslup kullanmazdım ne oldu bana acaba…İçimde bir moda bloggeri mi var ne dersiniz? Bak hala…Her neyse, böyle buran buram kokular içeren mekanlardan itina ile kaçınan birisi olarak Bath&Body Works bana bambaşka duygular yaşatıyor. Evet yine çok uzun süre durunca beynimin içinde meyveler halay çekiyormuş gibi oluyorum ama yine de buranın müptelasıyım diyebilirim. Bir kere benim bir krem gereğinden fazla güzel kokuyorsa o krem asla işe yaramıyordur gibi bir inanışım vardır ve bu genelde tutar. Düşük beklenti ile giriş yaptığım BBW ( uzun uzun yazınca sinir basıyor ) beni şaşırttı diyebilirim. Kremlerinden duş jellerine, mumlarından el sabunlarına kadar her şeylerine bayılıyorum. El sabunumu yazın Akyaka’ya bile götürüyorum, öylesi bir bağlılık. Bu haftaki alışverişimde sanki tropik bir adaya düşmüşüm gibi seçimler yaptım. Gelsin kokonatlar gitsin mangolar gibisinden ürünler aldım. Fotoğraftakilerin hepsi yeni ürünler ve birbirlerinden egzotik kokuyorlar. Ama özellikle mangolu yoğurtlu duş kremini şiddetle tavsiye ediyorum, insanı meyve sineği gibi avlıyor.

http://www.bathandbodyworks.com/home/index.jsp

 

MUSKAT

 

muskat

Hangi koku taze kurabiye kokusundan daha iyi olabilir ki. Mahalle arasındaki pastanelere olan sevgim çok büyüktür. Eğer bir yeri seversem oraya resmen dadanırım, bilen bilir. Geçtiğimiz günlerde zamanında Arnavutköy’de oturan Şebnem Bozoklu beni bu yol üstündeki sempatik ufacık pastaneye götürdü. Tam da beklediğim gibi sahibi tombik elli ve aşırı tatlı bir kadındı. Hani ellerine bakınca bile ne kadar lezzetli şeyler yaptığından emin olursunuz ya, işte öyle bir kadın Gül Hanım. Tüm gün dünyaları yediğimden şahane tatlılarından tadamadım ama bu kurabiyeleri kaptım, asla dayanamam böyle şeylere. Sonraki gün yine oradan geçerken Şebnem’in asıl övdüğü brovnilerinden aldım, gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Böyle bir yere yakın oturmadığım için hem seviniyorum hem de üzülüyorum.  Artık Arnavutköy’den geçerken uğramak istediğim mekanlara birisi daha eklendi diyebilirim. Fotoğraftaki bonibonlu kurabiyelerin ne kadar leziz olduğundan bahsetmeme gerek yok sanıyorum…

http://www.muskat.com.tr

 

 

TRUMP CADDE

coca-cola-dukkani

Trump Towers o kadar ilgimi çekmeyen bir yerdi ki hiç gitmemiştim. Galiba bu ilgi çekmeme meselesi bir tek benle sınırlı değildi ki bir adım atmaya karar verdiler. Birden bire içinde bir sürü ilginç şey açılmaya başladı. İlk deneme yazımda da İzzet Çapa mekanından bahsetmiştim bunda da öyle denk geldi. Adam çalışıyor ben ne yapayım şimdi. Trump Tower’ın üstüne cadde yapmış, üstelik bir sürü değişik mekan eklemiş, gel de bahsetme bundan. Üstü açık olmasına ve soğuk bir gecede açılış yapmasına rağmen hiç üşünmeyen ferah bir yer olmuş. Daha önce görmediğim mekanların olduğu Cadde’de en ilgimi çeken dükkan Coca Cola Dükkanı idi. Buradaki en değişik şey neredeyse tüm Coca Cola ürünlerini içebileceğiniz dolap. Yani fırsat siteleriyle indirimden yurtdışında gidip “ay şekerim kolanın vanilyalısı harika ama  ülkemizde yok ki” diye dert yanan kankileriniz artık size hava atamayacak, ne ararsanız var doldurun doldurun için. Ben bir tepsi ve 2 bardak alarak kendimi kontrol ettim, ama bir dahaki gidişimde neler alırım bilemem resmen aklım kaldı. Trump Cadde yazın Mecidiyeköy civarında ömürlerinden ömür giden çalışanlara soluk aldıracak bir yer bence.  Göreceğiz akıbeti ne olacak.

 

MALATYA PAZARI

malatya-pazari

Ailecek atıştırmalık şeylere bayılırız, bunların başında da kuruyemişler geliyor.  Evimizin bir köşesi minyatür bir kuruyemiş dükkanı gibi lokumdan çereze kadar her şey var. Sürekli hayalimde şöyle bir karışım var diyip çevremdeki kuruyemişçilere kafa karışıklıkları sunuyorum. Aslında bu yazının başlığı “narlı cevizli sucuk” olmalıydı ama çok acaip geldiğinden Malatya Pazarı yazdım. Sürekli oradan alışveriş yapmam ben araştırmacı bir insanım her yere özgü zevklerim de ayrı. Şu dünyada sevmediğim ve gereksiz gördüğüm meyvelerden birisi nardır. Son zamanlarda kremlerden yemeklere kadar her şeyde karşıma çıkıp durması kendisine olan hislerimi daha da coşturuyor, nara fazla önem veriyorsunuz, yapmayın. Doyurmayan, etrafa bulaşan insanın dişlerini gıcır gıcır yapan bir meyve bu. Yemesi zahmetli meyveleri pek sevmediğimden de olabilir. Her neyse, geçtiğimiz cumartesi bir ev ziyaretinde bana bu cevizli sucuktan ikram ettiler, aşırı beğenince tabii ki sordum ve “narlı” cevabını alınca çok şaşırdım. Nasıl oldu da beğendim ben de bilmiyorum ama gerçekten ertesi gün kendimi İstinye Park’daki Malatya Pazarı’nda buldum.  Biraz jelibonumsu bir tadı var diyebilirim, ama ağır değil. Bu tip şeyleri seviyorsanız denemeniz gerekli, diyeceğim budur.

 

STARBUCKS ETHIOPIA

starbucks-kahve

Starbucks’a gidenler bir süredir bu “ethiopia” çeşitini görüyorlardır. Orta boy latteye 1 shot koyduran bir insan olarak kahvenin aromasını çok fazla alamasam da görünce denemek istedim ve beğendim açıkcası. Üstünde yazan citrus & dark chocolate çok ilgimi çektiğinden paket olarak aldım ve french press ile deneyip aromasını özümsemek ( ne yani özümseyemez miyim ben ) gibi bir girişimim oldu. Tahmin ettiğim gibi sütsüz veya az sütlü tüketince  ”kahve işte ya” diyenlerden olamıyorsunuz, yoğun sayılacak bir aroması var. Ama rahatsız etmiyor, egzotik bir havası var gerçekten. Hepsini geçtim ben güzel french press bile yapamıyorum, böyle bir durum var. Bir başkası yapınca o kadar tatlı geliyor ki kahve…Leydilik böyle bir şey işte…

 

 

BY KILIAN GOOD GIRL GONE BAD 

kill_p

Ben aşığım, bu parfümü kokladığımdan beri yani. Geçen sene Trendsetter dergisinde özel tasarım parfümler yazımı yazarken tanışmıştım kendisiyle, o günden beri hiç aklımdan çıkmadı. Bu kadar aşık olmama rağmen kendisiyle kavuşamadım çünkü Harvey Nichols’a sınırlı sayıda gelip tükenmişti. Bu yüzden geçtiğimiz hafta büyük kavuştay gerçekleşti ve artık ömür boyu tek bir parfüm kullanmak istiyorum o da budur diyorum. Bundan başka bir parfüme geçiş yapacağımı sanmam yani( yine de kadın aklı belli olmaz tabi )Kilian ile ilgili biraz bilgi vermek gerekirse kendisi 1765 lerden beri bilinen Hennessy konyaklarının veliahtlarından Kilian Hennessy. Parfüm işine el atmasıyla efsanevi bir başarı yakalaması bir oluyor. Parfüm şişelerinin tasarımı da en az kokuları kadar eşsiz, bu da ayrı bir cazibe meselesi. Good Girl Gone Bad için tasarladığı şişe için bir de üstünde altından yılan olan bir kutu yapmış ve bu kutu içindekiler çıkınca “clutch” olarak kullanılıyor. Yani o kadar para verdim şu kadarcık şeye demiyorsunuz ( evet alırken biraz düşündürücü bir fiyatı var, e olacak o kadar ) resmen havalı bir çantanız da oluyor. Parfüm konusunda diğer kadınlar gibi değilim, hani yanınızdan birisi geçer ve çılgınca parfüm kokusu gelir ya, yani öyle bir kadın olmadım hiç. Yazın kullanmam bile, öylesi alakam yok. Koku alma hislerim aşırı kuvvetli olduğundan uzun süreli kokular rahatsız edebiliyor beni. GGGB ( evet bu da çok uzun ) bana bambaşka hisler yaşatıyor. Koklamaya doyamıyorum ve her sıktığımda farklı bir şey hissediyorum. Hayatımda ilk kez bir parfüm bu kadar duyularıma hitap etti, bu kadar net konuşabilirim. Parfüm alırken dikkat edilmesi gereken de budur zaten, sırf popüler veya güzel kokuyor diye değil hislerinize cevap veriyor mu diye bakmalısınız olaya. Başkasında duyduğunuz kokuyu da beğenince koşup almamanız gerek, heralde bunu da biliyorsunuzdur. Diğer parfümlerden farklı olmasını yalnızca  1 kez sıkmama rağmen tüm gün etkili olmasından anlıyorum. Aslında 1 saat bile dayansa farketmez, dedim ya gerçekten tamamen beni anlatan bir hissiyatı var. İçeriği ile ilgili yazlan yazı aşağıdaki linkte mevcut, insan okurken bile bir hoş oluyor. Evet, seksi bir yanı da yok değil. Parfüme destan gibi yazı yazdım farkındayım, ama ben aşığım ne yapayım.

http://www.bykilian.com/en/home.php#!/perfumes/in-the-garden-of-good-and-evil/good-girl-gone-bad/cat_56

 

Tags: , , , ,


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑