Tam Bir Deneme 09/01/2015

Koskoca yıl nasıl da geçti değil mi… Tamam bu gereksiz klişe laflarla ne kadar uzun süredir deneme yazmadığım gerçeğini örtemeyeceğim… Yazınki gibi boş boş yatmadığımdan ve işim zaten yazı yazmak olduğundan buraya gerekli özeni gösteremedim ama yine çok hoş çok ideal şeylerle size geri döndüm. Özellikle ask.fm’den o kadar çok deneme yazısı talebi aldım ki daha fazla beklemenin ayıp olacağını düşündüm. Bu yazımı da açıkcası ask.fm’den bana sorduğunuz sorulara istinaden hazırladım sayılır, özellikle markalar ve ürünleri biraz buna göre seçtim ama tabii ki aralarında benim deneyip beğendiğim şeyler var. Bana buradan soru sorup merak ettiğiniz ürünler ve konular hakkında ulaşabilirsiniz. Böylelikle ben de daha isabetli yazılar yazmaya devam ederim. Şimdiden bu yazıyı yazdığım için ne kadar mutlu ve şükran dolu olduğunuzu farzederek yeni yazma başlıyorum, vatana millete hayırlı olsun…

LA ROCHE – POSAY 

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Takip edenleriniz geçtiğimiz ay abim Güray’ın elinde koca bir çanta La Roche ile yanıma geldiğini biliyordur. Sağolsun firma böyle bir jest yapıp bana ulaştırmış. İçinde de yok yok, makyaj ve yüz temizleme suyu, termal sprey, pigment kremi ve göz kremi… Termal su gibi şeyler benim çok ilgimi çekiyor, daha önceki yazılarımdan birisinde de Pharmaticare termal spreyden bahsetmiştim hatırlayanlarınız vardır. La Roche zaten bildiğim bir markaydı ama son zamanlarda çevremde daha çok kişi kullanmaya başladı, sanıyorum insanlar bu doğallık olayına iyice kafayı yormaya başladı ve La Roche tabii ki tamamen doğal olmasa da bu konuda titiz bir marka.  Gözlerimle derdim bitmediği için göz kremini kullandım, metal ucu serin serin o kadar tatlı geliyor ki anlatamam… Benim göz çevrem çok hassas olduğundan sürekli kullanmıyorum çünkü bazen alerjik tepkiler verebiliyor. Nemlendirme açısından sevdim ama koyu halka çözümü için bir şey söylemek çok erken şu an. Bu kutuda en popüler olan şey Pigmentclar serum yani cilt rengi dengeleyicisi diyebiliriz şuradan detayını öğrenebilirsiniz: laroche-posay.com.tr Herkes bu serumu övüyor ama benim ihtiyacım olan bir ürün olmadığından kullanmadım… Bu arada ürünler kocaman, özellikle solution neredeyse ömürlük, yüzü sil sil bitmez… Sprey de çok uzun süre kullanılacak cinsten üstelik ne zaman isterseniz sıkabiliyormuşsunuz içindeki bildiğimiz oksijenli su gibi bir şey olduğundan.

Gelelim bu bölümdeki asıl olaya, kutudaki göz kremi haricindeki ( onu kullandığım için tabii ki veremiyorum ) ürünleri sizlere armağan edeceğim. Benim hem termal spreyim hem de temizleme suyum (solution olandan yani ) var, fazlasına ihtiyacım yok bu yüzden işine yarayacak birilerine gitsin istiyorum. 3 ürünü aynı kişiye vermek haksızlık olacağı için 1′er şekilde dağıtacağım. Instagram’daki “tambirkeyif etiketimi biliyorsunuzdur diye düşünüyorum , oradan seçeceğim hediye edeceğim kişileri. tambirkeyif etiketiyle birlikte ürünlerden hangisini istediğinizi belirtmeyi de unutmayın ki isabetli olsun… Mesela #tambirkeyif  #larochesprey veya #larochepigment, #larochesolution gibi. Geriye sadece en güzel keyif fotosunu paylaşmak kaldı, fotolarınızı 20 Ocak’a kadar paylaşabilirsiniz, 20 Ocak’tan sonra seçtiğim fotoların sahiplerine ulaşacağım. Şimdiden bol keyifler…

NOT: Katılan herkese teşekkürler, hediyeler sahiplerini buldu.

DALAN 

Processed with VSCOcam with hb1 preset

İşte bir başka sürpriz daha… Yılbaşında Dalan bana böyle bir kutu göndermiş, içinde zeytinyağlı sabunları duş jeli ve bir de çok kullanışlı ajandası var. Dalan zaten duyduğum ve zeytinyağlı içerik üretenler arasında güvendiğim markalardan birisiydi. Yeniyıl jestleri elime ulaşınca yine ilk siz aklıma geldiniz, benim gibi leydi bulunmaz… Bu kutu da Dalan seven, zeytinyağını seven birisine gitsin istiyorum. Bunun içindekiler de yine #tambirkeyif etiketiyle birlikte #dalan etiketini kullananlar arasından seçeceğim 1 kişiye gidecek. Kutunun içi o kadar mis gibi kokuyor ki bu kutu elinize geçtiğinde beni çok iyi anlayacaksınız, insanın yüzüne bir gülümseme geliyor… Bu da 20 Ocak’a kadar sürecek, merakla bekliyorum bakalım nasıl fotolar gelecek… Bu arada hem bunun hem de La Roche için koyduğunuz fotoları ben size hediyeyi yolladıktan sonra silebilirsiniz yani bu markalardan bağımsız benim içimden geldiği için yaptığım bir olay, kendinizi kurallar içerisinde gibi hissetmenizi istemem. Ben sadece keyfinize ortak olmak istiyorum… Şimdiden bol sabunlanmalar…

NOT: Katılan herkese teşekkürler Dalan paketi de sahibini buldu.

CAUDALIE YÜZ YIKAMA KÖPÜĞÜ – HASSAS CİLTLER İÇİN NEMLENDİRİCİ PEELING

Processed with VSCOcam with hb1 preset

Nerede o sabah yüzüne sadece su çarpan Gülşan?… İnsan 30 yaşın etkisini gerçekten çok yavaştan hissediyormuş. Beni takip edenler bilir hiç yüz temizleme ürünü kullanmışlığım yoktur, taa ki geçtiğimiz haftaya kadar. Deneme yazımı biraz ertelememin sebebi de buydu açıkcası bunu yazmadan geçmek istemedim çünkü Caudalie çok merak ettiğiniz markalardan birisi biliyorum. Ankara’daki eczacı arkadaşımın yaklaşık 1 yıldır bana kullanmam yönünde ısrarcı olduğu bir markaydı bu ama pek ciddiye almıyordum. İçeriğinde hiçbir hayvansal ürün, paraben…vs olmaması az görülen bir özellik bir kere. Buna birden bire neden başladın derseniz son zamanlarda özellikle sabah kalktığımda yüzümün T bölgesinin çok yağlı olduğunu farkettim ve cildim bozulmaya başladı. Rengim soldu resmen ve ciddi bir reforma gitmem gerektiğini anladım. Yine cildi aşırı hassas olan çok yakın bir arkadaşım da bundan kullanıp memnun kaldığı için direkt aklıma Caudalie geldi. Peeling de gerekiyormuş diye aldım ama daha önce de demiştim ben bunları öyle sık sık yapmam… Haftada 2 kez yapın diyor ama ben ayda 1 yaparım gibime geliyor. Peeling gerçekten hiç peeling gibi değil yalnız, yüzünüze krem sürüyormuşsunuz hissi veriyor ve mesela gıcır gıcır olmuyor cilt gayet nemli kalıyor.  Sonuç olarak özellikle temizleme köpüğünü şimdilik her sabah kullanıyorum ve sabah hissettiğim o yağlı his yok bu bile beni biraz mutlu etti. Sanıyorum eskisi gibi su çarpıp geçemeyeceğim cildime, yaşlılık böyle bir şey olsa gerek… Umarım bunlar da başlarda süper olup sonradan cildi karman çorman yapan ürünlerden değildir diye ümit ediyorum. Çünkü cildim aşırı alerjik ve neye nasıl tepki vereceği hiç belli olmuyor. Sizin de bu yönde bir arayışınız varsa bir bakın derim, fiyatları da çok uygun. Ben http://www.dermoeczanem.com dan sipariş verdim, indirim de var şu sıra ama anlaşmalı eczanelerden de temin edebilirsiniz. Köpük, peeling ve diğer Caudalie ürünleri için daha detaylı bilgiye de  http://tr.caudalie.com dan ulaşabilirsiniz.

HELIOCARE ADVANCED JEL

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Yüzümüzü köpürtüp kendimizi sokaklara atmıyoruz heralde değil mi… Bu kış nedense geçtiğimiz kışlara göre cildim daha da bir kurudu, özellikle dışarda krem sürme ihtiyacım daha çok oluyor yüzüme. Son zamanlardaki bu cildimdeki orantısız yağlanma beni hafif bir krem arayışına itti çünkü cildim karma ve T bölgem yağlanırken diğer bölgelerim kuruluktan çatlayacak gibi oluyor. Yağlı bir krem kullanınca da sivilcelenme yapıyor yani karma cilt çok dertli anlayacağınız… Sonuç olarak yine bir tavsiye ile bu güneş kremini aldım çünkü biliyorsunuz ki artık kışın da güneş koruyucusu sürmemiz gerekiyor. Bu jelin güzelliği aşırı hafif olmasına rağmen çok iyi nemlendirmesi. Çantanızda taşıyıp ne zaman ihtiyaç hissederseniz sürebilirsiniz tıpkı el kremi gibi. Kokusu da şahane bu arada, insan sahilde gibi hissediyor hafiften.  http://www.heliocare.gen.tr Adresinden kremlerle ilgili bilgi alabilirsiniz.

AVEDA SMOOTH INFUSION 

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Şampuansız bir deneme olması mümkün mü Tambirleydi cephesinde? Bu saçlara yaptığım yatırımla Hamptons’da yazlık alırdım ve 4. tontiş kitabımı yazıyor olurdum şu an… 1 tane bile kitap yazamadığım gibi ocağıma da incir ağacı dikiliyor. Neyse bu seferki deneyimim tatsız değil neyse ki, hatta mucizevi bile diyebilirim. Gerçekten Redken sonrası diğer tüm şampuanlardan ümidimi kesmişken kuaförüm Ertan Altun bana bunları verdi. Zaten uzunca olan durulanmayan bakımı daha önce almıştım ve denemelerde yazmıştım, artık bir zahmet bakın mümkünse eski yazılarıma… Bundan sonra link falan yok o yazılar emek emek bulunacak. Neyse Hamptons yerine Harbiye’de olmak beni gerdi sanırım konuya geri dönüyorum tamam… Ertan’a son gidişimde yine saçlarımın kabarıklığından yakınırken al da şunları kullan sus artık dedi. Bu mini mini deneme boyları gerçekten aşırı sempatik değil mi sizce de? Bir önceki yazımda da vardı böyle bir mini Kerastase, hatırlarsınız. Redken’den sonra ilk kez ilk kullanımda şok etkisi yaratan bir şampuan görüyorum diyebilirim. Bu şampuan saçı gerçekten düzleştiriyor, benim laf söz dinlemez Medusa saçlarımı bile yola soktuysa sizin saçınızı nasıl yapar kimbilir. Ne orantısız kabarma, ne de tüy tüy olma, hiçbirisi kalmadı. Daha önce durulanmayan bakımını kullanıp o kadar da etkili olmadığını yazmıştım, meğerse gerçekten şampuanıyla birlikte kullanılması gerekiyormuş. Beni çok şaşırttı bu şampuan, özellikle saçınızı kurutuyorsanız adeta fön çekmişsiniz gibi oluyor. Bu minik boyları da öyle 2-3 kullanımlık değil hani, neredeyse 5-6 kez kullandım hala bitmediler. Zaten memnun kaldığım için büyük boyunu alacağım mutlaka, saçım yumuşaklığını da geri kazandı ayrıca. Aveda saçınız için çok iyi bir seçenek olabilir eğer bugüne kadar kullanmadıysanız mutlaka kendinize uygun bir çeşitini deneyin derim. Ayrıca sadece saç ürünü yok, vücut ürünleri de var, http://www.aveda.com.tr den ürünleri ve nerede bulabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

LANCOME BOCAGE DEODORANT STICK

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Lancome stick benim uzun zamandır kullandığım bir şeydi yeni değil ama ask.fm’den o kadar çok soruldu ki bu deodorant meselesi, paylaşayım dedim. Aslında uzun zamandır kullanıyorum dememe bakmayın ben bu tip şeyleri nadiren kullanırım, hatta normal deodorant kullanmışlığım hiç yoktur. Bu stick de yazın arada veya kat kat kazak giydiğim zaman kullandığım bir ürün. Yani her allahın günü kullanmıyorum. Çok hafif bir kokusu var ve iz yapmıyor bu yüzden seviyorum kendisini. Sabunumsu bir havası var sanırım bu yüzden diğer stickler arasından gözüme girdi. 1 Tanesi bana çok uzun süre gidiyor az kullandığımdan ama biliyorsunuz ki her ürünün olduğu gibi bunun da son kullanma tarihi var, ona göre bakıp alın bu tip ürünlerinizi. Bu nacizane ürünü de Sevil, Tekin Acar, Boyner gibi yerlerden alabilirsiniz.

ORKİD INFINITY 

Processed with VSCOcam with hb2 preset

İddia ediyorum bu deneme yazımdaki içeriklerden en çok bu işinize yarayacak… Orkid benim yıllar yıllar önce terkettiğim bir markaydı çünkü beni aşırı rahatsız ediyordu. Alerjik cildime hiç uymayan ve sürekli dert yaratan bir üründü yani benim için, adını bile görmek istemiyordum ve Kotex kullanıyordum. Yurtdışına çıktığım bir seferde orada Allways ile tanıştım ve o günden sonra Kotex de gözümden düştü. Bu arada Allways de Orkid gibi P&G bünyesindeki bir marka, yani hafiften isyan etmiştim neden Orkid yerine Allways satılmıyor ülkemizde diye. Neyse kotex’in son zamanlardaki yenilenen ve eskisinden beter olan hali beni iyice sinir harbine sürüklerken Orkid’in bu versiyonu ile karşılaştım ve denemek istedim çünkü Allways’in de aynen böyle infinity serisi vardı kutu içerisinde. Sanırım yaptığım en doğru denemelerden birisi buydu, o günden beri önüme gelene bunu tavsiye ediyorum. Kime tavsiye etsem mutlaka bana teşekkür etti, hiç şaşmadı. Zaten bu yüzden neden burada yazıp daha çok insanın bu rahatlığı öğrenmesini sağlamıyorum ki dedim… Gerçekten bir ped ancak bu kadar yok gibi olup da bu kadar iyi koruma sağlayabilir. Aşırı ince olmasına rağmen çok sağlam bir yapısı var, hepsinden önemlisi de alerjik olarak hiç rahatsızlık verici bir durumla karşılaşmıyorsunuz. Eğer siz de Orkid’e kalp gözünüzü kapattıysanız bunu deneyince düşünceleriniz kesinlikle değişecektir, herkesin bu rahatlığı öğrenmesini istiyorum çünkü çok konuşulmasa da bu olayın ne kadar sıkıntı yarattığını biliyorum. Özel günleri beyaz pantolondan ibaret gören reklam ajanslarından bıktığım için sizlere böyle bir tavsiye vermek istedim. Bir deneyip bakın derim.

PSY-Q / BANA DİYET DEME 

Processed with VSCOcam with hb2 preset

Bu deneme yazısında 2 kitap var çünkü ikisini de ilgiyle okudum… 1. si Ben Ambridge – PSy-Q, yani psikolojik zekanız hakkında size bilgi veren bir kitap. Aynı zamanda eğlenceli de bir anlatımı var tabii ki, sadece bilimsel değil. İçinde bir sürü test, akıl oyunu ve ilüsyonlar var yani hem okuyor hem de bir dizi teste giriyorsunuz ve böylelikle kendinizi analiz etmiş oluyorsunuz. Kendi kendinize gıcık bile olabilirsiniz yani, bu kitabı okumadan bir çok şeye hazırlıklı olun derim. Ben çok eğlendim açıkcası ve çok faydalı olduğunu düşünüyorum…

2.si Güneş Aksüs’ün 2. kitabı olan Bana Diyet Deme, yani son kitabından bir önceki kitap. Önceki denememde son kitabından bahsetmiştim, geçen gün kendisini ziyarete gittiğimde bu kitabını gördüm ve sağolsun hediye etti. Kitap gerçekten insana diyet yaparken moral vermek için yazılmış, zaten Güneş gördüğüm en motivasyon düşürmeden diyet programı veren diyetisyen heralde… Diyete karşı sinir doluysanız ve ben bu işi kıvıramıyorum diyorsanız bu kitabı mutlaka okumanız lazım.  Şöyle güzel bir kek ve çay eşliğinde kitabı okursunuz artık… Okuduktan sonra da o keki moralinizi bozmadan nasıl eriteceğinizi de öğrenmiş olursunuz böylelikle.

SUNDAY TEŞVİKİYE

Processed with VSCOcam with f2 preset

Kahveymiş, keyifmiş, güzel ortammış hepsinin benden sorulduğunu biliyorsunuz artık… Son zamanlarımın favorisi Sunday de gerçekten “tambirkeyif” mekanı olduğundan sizinle paylaşmak istedim. Gıybet prensesi, keyif ortağım Pinkfreud ile buraya resmen dadandik son günlerde. Teşvikiye Cami’nin arkasındaki mekan biraz gözlerden uzak ama bence onu güzel yapan da bu. Tıklım tıklım kesişmeli Nişantaşı mekanlarından artık gerçekten gına geldiği için burası bana resmen sığınak gibi geliyor. Yine de aslında fotolardaki kadar tenha değil genelde, buranın da klasik düzenli müşterileri oluşmuş. Yazın açılan mekan Karaköy’deki Karabatak isimli mekanın kardeşi. Tasarımı gerçekten çok güzel tam bir kahve evi gibi, içerdeki rahat koltukların hepsi cama bakıyor, yani yanınızdakiyle sohbet ederken yoldan geçenleri izleyebiliyorsunuz. Özellikle de güneşli kış günlerinde insan güneş görmüş tavuk gibi yayılıyor koltuklara adeta. Burayla ilgili tek sevmediğim şey latteyi uzun cam bardaklarda getirmesi, nefret ediyorum o sipsi bardaklardan ya, nereye gitsem mutlaka var. Lattemi tilki ile leylek hikayesindeki mağdur tilki gibi içmek zorunda mıyım ben? Neyse bunu da latte istersen fincan olsun lütfen diye belirterek halledebiliyoruz. Ortam keyif ortamı, Nişantaşı’na yolunuz düşerse mutlaka uğrayın kahvenizle tambirkeyif fotosu paylaşmayı da unutmayın… Afiyet olsun.

Şimdi bu da size yetmemiş olabilir çünkü deneme yazıları kısa diye yakınıyorsunuz ama benimki de can… Siz yine de burada görmeyi ümit ettiğiniz şeyleri bana yazın, yorum olarak veya ask.fm aracılığı ile, farketmez. Umarım denemelerimin bir faydasını görürsünüz. Daha ben size ne yapayım, bu kadar hizmet eden leydi mi olur?


Tambirleydi hakkında


4 Responses to Tam Bir Deneme 09/01/2015

  1. Günsu Uyanık says:

    Ne kadar güzel ve yararlı bir yazı olmuş ellere sağlık :’)

  2. Jale says:

    Orkid yazını okuyunca inanamadım cünkü tam aynısını yasadım ve yenisine taptım.
    Hele bi de radiant infinity.i denesen bayılırsınnn
    Ben de iki sene falan once yazmistim
    http://jaleninalemi.blogspot.com/2013/07/always-radiant-infinity-gelmis-gecmis.html
    Opuyorum kocamannnn

  3. zane says:

    Denemelerine bayılıyorum. Daha sık Yazmalısın. HT hayattan da takip ediyorum instagramdan da yetmiyor bana!! Şu kızcanına acı da daha sık yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑