Tam Bir Deneme 01/07/2014

Bikini yazısı ile yaza giriş yaptıktan sonra özellikle yazlık olan favori bakım ürünleri ile devam ediyoruz. Artık tatile çıkma zamanı geldi diyenlerdenseniz özellikle bu yazıdan çok memnun kalacağınızı düşünüyorum. Deneme yazılarıma ilgi büyük ve sürekli ne kadar sevdiğinizi söylüyorsunuz, tüm bu ilgi için çok teşekkür ediyorum. Akyaka’da bu kadar çok ürün deneme şansım pek olmasa da merak etmeyin buraları boş bırakacak değilim…

                                                                

CHANEL 565 BEIGE / 615 SWEET LILAC / 491 ROSE CONFIDENTEL 

image_5

Chanel oje ailemize son katılanlar ile denemelere başlıyorum… Bir süredir istediğim renkleri bulamadığımdan kuraklık dönemine geçiş yapmıştım ama bu 3′lü baya iyi geldi. Chanel garip bir şekilde çok fazla pastel reklerde oje yapmıyor, yani bu gördükleriniz pastel gibi duruyorlar ama değiller. Özellikle 565 çok değişik bir renk, bronz değilseniz tırnağınız sararmış gibi durabilir. 615 ise göründüğü kadar mor bir etki yaratmıyor, daha hafif bir rengi var. Mor renk ile pek aram yoktur ama 615 2014 yaz serisindeki en güzel renk diye aldım, iyi de yapmışım çünkü tırnakta çok güzel bir renk oluyor. 2014 yaz serisinin diğerleri rakı rengi gibi lüzumsuz şeylerdi. 491 ise yeni çıkan bir renk değil, klasik bile sayılabilir ama bir türlü denk gelip de bulamıyordum en sonunda Harvey Nichols’a gelmiş kendisi. Tatile giderken götüreceğim ekipte bu 3′lü de yer alacak tabii ki. Yazın oje sürmek bile güzel, mevsim gibi mevsim valla…

CHANEL CRAYON SOURCILS 

image_3

Madem Chanel ile başladık, öyle devam edelim. Kaşlarımı hayatımda ilk kez bu sene aldırdım. Daha doğrusu sevgili arkadaşım Şebnem Bozoklu kendi kaşçısındayken “sadece bakacak” diyerek beni kandırıp o koltuğa oturttu ve gerisini hatırlamıyorum…Neyse sonuç olarak o günden beri bir de başıma kaş belası çıktı. Yani kaşımı aldırdığım için bin pişmanım ama sonuçtan çok memnunum, tamamen bir kafa karışıklığı yaşıyorum. Şebnem Hanım “heralde kaşınla uğraşacaksın sen kadınsın” diyerek konuyu kapadığı için ben de ne yaptım, gidip kaş kalemi aldım işte. Kaşı aldırmak yetmiyormuş bir de boyamak falan gerekiyormuş yani kadın vücudunda masraf çıkarmayan tek bir nokta yok resmen… Önce Mac’den kaş farı aldım ama tabii ki yanlış bir renk almışım kaşım kahverengi oldu, bu yüzden oje almaya gittiğimde Harvey’deki kadına lütfen beni bu çileden kurtarın dedim. Kalemi kullanmak fardan daha kolaymış bu arada, eminim benden iyi biliyorsunuzdur da ben yine de söyleyeyim. 60 numara benim kaş rengime tam uydu, arkasındaki fırça da tatlı tatlı kaşınızı tarıyor. Daha önceki yazılarımdan hatırlarsınız ki böyle şeylerin içinden kalemtraş çıkınca aşırı mutlu oluyorum, tabii ki yine büyük bir sevinç yaşandı…Sonuç olarak çok memnunum kendisinden.

LAURA MERCIER BODY BUTTER / LIP GLACE / FACE POLISH 

image_4

Artık biraz da kremlenelim yani…Yazları krem manyaklığım zirve yapıyor ve gerçekten gözüm dönmüş bir şekilde küçük bir valiz dolusu krem ile Akyaka’ya gidiyorum. Sanki birden kuraklık başlayacak ve ülkedeki tüm kremler tükenecekmiş gibi gizli bir korkum mu var acaba…Her neyse Laura Mercier daha önce sadece rujlarını ve renkli yüz nemlendiricisini kullandığım bir markaydı. Geçen sene muhteşem kokan kremlerini keşfetttim ve müptelası oldum. Bu sefer daha önce denemediğim bir kremini aldım yani en baştaki gri olanı. Parfüm markaları arada kremler de yapıyorlar ya hani, onlar bile bu kremin yerine geçemez, öylesi bir kokusu var. İçinde incir ve son yıllarda kremlerin, saç ürünlerinin olmazsa olmazı “shea yağı” var. Buram buram bir krem, daha başka ne diyeyim. Sağ tarafa geçersek, daha önceki yazılarımda peeling ile ilgili düşüncelerimi belirtmiştim, böyle  ürünlere pek güvenemiyorum ama işin içinde Laura olunca bu günlük ürünü denemeye karar verdim ve gerçekten kaymak bir etki bıraktı. Yüzü kızartmıyor gayet güzel bir şekilde temizliyor, hergün kullanım için de uygunmuş ama ben bu tip şeyleri sürekli kullanmam. Yazın arada bronzlaşınca peeling yapmak iyi geliyor, ölü deriler gidip yanınca bronzluk daha kalıcı oluyor çünkü, bu yüzden aldım, memnun da kalacağıma eminim. Lip glace ise bir Laura Mercier klasiği, parlak ruj veya bu tip likit rujlardan hiç hazzetmiyorum açıkcası ama insan yaz gelince gerçekten bir tuhaflaşıyor. Bir gazla bunu da aldım neden çünkü broznlaşınca belki akşamları güzel olabilir diye. Ama şöyle bir güzelliği var gerçekten sürünce iskender yemiş gibi bir etkisi yok, gayet yerinde bir parlaklık veriyor. Çok sık kullanmasam da böyle şeylerden bulundurmak iyidir diye düşünüyorum.

INTIMISSIMI BODY CREAM / FUSH WOHL AYAK BAKIM YAĞI

image_2

Son sürat kremlenmeye devam ediyoruz…Geçtiğimiz günlerde Intimissimi’ye yeni sezon daveti için gittim, yaz günü kışlık şeyler bakmaya pek bayılmasam da gerçekten çok güzel hırkalar ve iç çamaşırları gördüm, havalar soğuyunca onları da koyarız artık. Alışveriş sonrası kasanın yanında duran bu kremi doğal olarak merakla kokladım ve kokusuna inanamadım, tam bir anne kremi kokusu…Sabunumsu ama aynı zamanda Arko gibi de, gerçekten krem gibi krem kokuyordu ve kendisini almamam imkansızdı. Vücut kremi diyor ama ben el kremi olarak çok ideal olacağını düşündüğümden hemen yazlık planlarıma kendisini dahil ettim. Bir diğeri ise sadece Rossmann mağazalarında satılan ayak kremi. Bu kremi ilk kez denemedim, bayadır biliyorum ama bahsetmek istedim çünkü yazın ayaklarımıza çok krem süreriz. Sürüyoruzdur yani umarım, o ayaklar sandaletten terlikten katır kutur oluyor yani, öyle gezmiyorsunuz inşallah…Bu önemli bir detay ve gerçekten güzel ayak kremi bulmak çok zor. Üstünde de uzaydan görülecek şekilde yazıldığı gibi, bu bir ayak bakım yağı ve gerçekten tipi tereyağı gibi. Ama sadece bakım yaparken sürülüyor sanmayın, günlük olarak kullanıyorum ben ve aşırı memnunum. Tek sıkıntısı sadece Rossmann’larda bulunabiliyor olması ha bir de Almanya’da doğal olarak. Halanız dayınız falan varsa ondan da isteyebilirsiniz, bu Fuss Wohl ve Isana denilen iki marka krem olayında çok başarılı aklınızda bulunsun. Isana’nın da vücut kremlerini aldım ama fotoğrafını çekmeye üşendim zaten ortalık kremden geçilmiyor o da eksik kalsın. Bu ayak yağını her duş sonrası  kullanabilirsiniz, eğer ayaklarınız çok kuruysa gece yatmadan yıkayıp bundan sürün, mutlaka etkisini göreceksiniz çünkü çok başarılı bir krem. Hayrını görün…

BATH & BODY WORKS / HAWAIIAN TROPIC 

image

Aslında önce duş ile ilgili şeyleri yazıp sonra kremlere geçseydim sanki daha iyi olacaktı değil mi? Burada canın sağolsun dediğinizi varsayıyorum…Duş jeli ve kremi almadan tatile gideceğimi düşünmediniz umarım…Bath&Body Works bence artık internetten de satış yapmalı, her seferinde İstinye Park’a gitmek zorunda kalmak sinirlerimi bozuyor. Her neyse Japon çiçekli kremini alıp çok beğendiğim için duş jelini de alıp denemek istedim, yaz günleri bunun için var zaten. Önceki denemelerde ortadaki yoğurtlu duş kreminin mangolusunu paylaşmıştım, bu da ananaslı olanı ve ne kadar iyi koktuğunu anlatmaya kelimeler yetmez. Yaz kokusu böyle bir şey olmalı diyor insan.

Hawaiian Tropic benim en favorilerimden, yazın yanımdan pek ayırdığım söylenmez. Burada dikkat etmeniz gereken faktörü, yani ben böyle 8 faktörlüsünü aldım ama sahile koşar koşmaz bunu sürmem söz konusu bile değil. Önce 30 faktörlerle başlıyorum, iyice cildim alışınca buna geçiyorum. Yani cildiniz hassas ve hemen kızaran bir ciltse kesinlikle bu yağlardan uzak durmalısınız. Mesela 1 haftalık bir tatiliniz var ve cayır cayır yanmak istemiyorsanız ilk günlerde mutlaka bolca korunup son günlere doğru faktörünüzü azaltın. Bununla birlikte after sun gibi ürünler de kullanırsanız sorunsuz atlatabilirsiniz. Bronzluk tek dileğiniz ise içinde otobronzlaştırıcı olan after sun’ları tercih edin ve tatilden döndükten sonra da bunları kullanmaya devam edin. Bu çok öenmlidir tatil sonrası kremlerinizi bırakmayın, aynen sürmeye devam edin ki cildiniz yeterince nem alsın ve bronzluğunuz kalıcı hale gelsin. Ayrıca kremlerinizi sürerken dizlerinizi ve ayaklarınızın üstünü asla atlamayın, buralar her yerden önce yanar. Bronzlaştırıcı yağ sürerken bile dizlerinizi koruyun derim, bu da nacizane tavsiyem…

AVEDA SMOOTH INFUSION 

image_1

Hiç Tambirleydi saçını unutur mu? Aveda da Redken gibi favori saç markalarımdan, bugüne kadar deneyip de memnun kalmadığım bir ürünü olmadı. Kuaförüm Ertan Altun ’dan yaza uygun bir ürün istedim ve bunu verdi, kendisi salonunda Aveda’nın tüm ürünlerini satıyor.  Tabii ki kabarık saçlı bir kızın beklentisi nedir, daha düz ve normal saçlar işte. Bunu kullanmak için Akyaka’ya gitmeyi beklemem imkansızdı ve denedim, zaten size nasıl yazayım ki denemeden, yazının olayı bu…Neyse saçımın düzleşmesini beklemediğimden şaşırmadım çünkü tabii ki öyle bir etkisi yok ama kabarmayı önlemede ciddi bir başarısı var. Bu tip ürünler genelde kıvam olarak yoğun olup saça sürünce tereyağı sürmüş etkisi yapar ama bu gayet ince kıvamlı, sürünce saçta hiç yok etkisi yaratan bir ürün. Bu yüzden direkt gözüme girdi valla, ayrıca yapış yapış da değil.  Bu serinin şampuan ve saç kremi de var, onlarla birlikte kullanınca büyük ihtimalle etkisi de farklı olacaktır ama şampuan olayına hiç girmedim. Gerçi Ertan’da saçımı yıkadıkları şampuan o kadar güzel kokuyor ki her an Aveda’ya transfer olabilirim…Bu arada saçlarımı ilk kez boyattım Instagram’dan takip edenleriniz bilir, 1 tutam sarı saçım var artık ve sanki kafamda fil varmış gibi geziyorum. İnsan alışkın olmayınca böyle oluyor, elim ve gözüm sürekli o sarı bölümde. Ertan bu işte o kadar iyi ki bu bir tutam ilerde daha da genişleyebilir gibime geliyor, bakalım göreceğiz. Ben bu üründen baya memnun kaldım, siz de kendi saçınıza göre başka Aveda ürünlerine bakabilirsiniz bence.

Burada Aveda ürünleri ile ilgili ne ararsanız var.

BODY CHAIN 

fotoğraf-3

İşte bu gerçek bir deneme diyebilirim…Gönlüme göresini bulamadığım ve çevremdekilerin de “Rihanna mısın sen” diye beni soğutmaya çalıştığı “body chain” olayına artık noktayı koydum. Geçen yaz özellikle çok aklım kalmıştı bu yüzden bu sene yazdan önce bu olayı çözmek istedim. Önce bazı yabancı sitelerden almaya çalıştım ama uzunluğu kısalığı derken bir türlü güvenemedim gavur ellere. Geçen sene normalde birisinin bana yaptırması gerekirken ( baktım çevremdeki kimsenin yapıp hediye ettiği falan yok ) kendime Tambirleydi kolyesi yaptırmıştım ve gururla da takmıştım… İşte o kolyeyi de tam istediğim gibi yapan Mortakı body chain meselesinde de işi tam istediğim gibi çözdü. Neredeyse tüm üst bedeni saran bir kolye olduğundan sipariş aşamasında dikkatli olmak lazım ölçüler bakımından. Kendileri normalde tasarım takı ve sipariş yapıyorlar ama body chain ilk kez bana özel olarak yapıldı ve müşteri ilişkileri o kadar harika ki her dakika beni bilgilendirdiler. Ortasındaki sonsuzluk işareti şu kadarcık olsun rengi böyle olsunlarla bunalttım ekibi adeta ama bana mısın demediler istediğim neyse birebir yapıp bana yolladılar. İlk kez üretmelerine rağmen böyle bir başarılı sonuç çıkarmalarına şaşırdım açıkcası. Takınızı yaptırırken renginden şekline kadar istediğiniz gibi seçebiliyorsunuz. Altın, gümüş seçenekleri var ve fiyatlar da ona göre değişiyor ama bence fiyatları çok uygun, özellikle de size özel bir şey yaptırdığınızı düşününce daha da uygun gözüküyor. İşi severek yaptıklarını düşünüyorum, bu güzel iletişim ve başarılı sonuçlar ancak böyle olur çünkü. Bu yaz en favori takım bu oldu şimdiden, Rihanna’da çatlasın artık…

KILÇIKSIZ BİLİM – IAN CROFTON 

image_6

O kadar şeyden sonra şöyle şezlonga veya evin en serin yerine uzanıp kitap okuma zamanı geldi. Kılçıksız bilim elime geçeli aylar oluyor ama kitabı elime alıp biraz okuyunca bu kitabın kesinlikle yazlık bir kitap olduğunu görüp hemen bıraktım. Aylardır sabırla bekliyordum, en sonunda onun da sırası geldi. Kitap gerçekten sahilde okumak için aşırı ideal çünkü kısa kısa tarih özetleri var. Tarihteki ilk buluşlardan tıp keşiflerine kadar dopdolu bir kitap. Koyundan insana kan nakli gibi tuhaf tıp deneyleri veya bilim adı altında fanteziler, büyük coğrafi çuvallamalar…ne ararsanız var bu kitapta. Kitabın daha en başında “iyi ki eski çağlarda yaşamıyordum” dedim yani, kesin dandik bir tıp deneyine kurban giderdim bundan eminim. Kendinize sahil kitabı arıyorsanız listeye bunu da mutlaka ekleyin, tatile gitmiyorsanız da alın tabii ki, her durumda açıp açıp okunası bir kitap bu.

Bu ne kadar ve nasıl mümkün olabilir bilmiyorum ama umarım bu yazıyı okuyan herkes güzel bir yaz geçirir…Kısa veya uzun olması gerekmez, yazdan beklentiniz neyse o olsun, bu karpuz peynir de olabilir, 5 yıldızlı tatil de.


Tambirleydi hakkında


3 Responses to Tam Bir Deneme 01/07/2014

  1. Asli says:

    Merhaba! Yazınızı çok begendim ben de şu body chainleri cok begeniyorum ama yabancı sitelerden söylemeye ben de cesaret edemedim. Yaptırdığınız fiyat aralığını söyleyebilirseniz çok memnun olurum. İyi günler :)

    • tambirleydi says:

      Fiyat aralığı için bence mortaki.com’a ulaşmalısınız çünkü ölçüler ve kullanılan malzemeler farklılaştıkça fiyat değişiyor. Yanıltıcı olabilir size benim vereceğim fiyat, en güzeli kendilerine ulaşmanız…Çok teşekkür ederim.

  2. zeynep says:

    üstünde chanel yazan bir kalemtraş. lüks diye buna derim ben :) )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑