yalnızlığın çaresi öyle bir şey değil ki

”içimde hiç hoş olmayan bir his var”

keşke bu kadar çok düşünen birisi olmasaydım diyorum
bu kadar çok hisseden de
hislerim hiç güçlü olmasalardı
tüm oyunlarda yenilip
hafiza testlerinde kaybetseydim
bütün numaraları unutup
anahtarımı hiç bulamasaydım

herkes üzüldüğü zaman üzülüp
sevinince sevinen
mutluluğu uzaklarda aramayıp
kaderimi hep kabullenen bir insan olsaydım

o zaman belki de hislerimden bu kadar korkmazdım
bir sabah uyanırdım ve yine çok yemişim galiba derdim
veya üşütmüşüm
neden bu kadar enerjim düşük diye
boş boş etrafa bakıp
ben en son ne düşündüm acaba demezdim belki

annem küçükken sinirim bozuk dediğimde
bu yaşta ne siniriymiş derdi
bazen ben de ruhuma aynısını demek istiyorum
bu bedende neyin sıkıntısı bu diye
ben dünyaları değiştirecek bir insan değilim ki
neden bu kadar çok hisle doluyum
boş bir kafa benim de hakkım değil mi

lambaya bakıyorum başka bir düşünce
yere bakıyorum bir başka tuhaflık
ellerime bakıyorum eskilerden bir his
kapıya bakıyorum belki bir beklenti
ne toz ne parke ne de oje görüyor gözlerim
hep bir düşünceler kafamda

geçmiş yılları düşünüyorum
hep en huzurlu hatırladıklarım yalnız olduğum anlar
belki bir şezlongdayım denize bakıyorum
ya da bir ormanda koşuyorum amaçsızca
bir taşın üstüne oturmuş bakıyorum mesela
uzaklardaki bir körfeze
ne zaman bu taşa oturduğumda mutlu olacağım diyorum
şu an anlıyorum ki
o an kadar mutlu olmam imkansız artık

kendimle tartışmak yerine
dinlediğimde huzura eriyorum
yalnızlığa ihtiyacım yok da
ona muhtaç gibiyim
buna bir çare arıyorum belki de yıllardır
hiç farkına varmadan

bir ses yalnızlığın çaresini bulmuşlar dedi
ben bunu öyle anlamadım

ben en iyisi yine bir taşa oturayım ve mutluluğu düşüneyim.


Tambirleydi hakkında


4 Responses to yalnızlığın çaresi öyle bir şey değil ki

  1. theoryginal says:

    Tek başına içen ve yeni bir şişeyi açan adamdır alkolik adam diye yazmıştı Hemingway.
    Yıl başı için aldığım Johnnie Walker’ı açtım, yalnızım ve ekrandaki yazını en düşük parlaklıkta okuyup mutluluğu düşünüyorum.

  2. Irfan Karakurt says:

    bence insanın yaşadığı en büyük paradoks yalnızlıkla ilgili. yani yalnız kalmak istiyoruz, ama yalnız kalmak belirli bir noktadan sonra bizi mutlu etmiyor. aslında senin gibi düşünen çok fazla insan var leydim. çoğu şeyin farkında olmak aslında o kadar da kötü değil. onlarla yaşamayı öğrenmek önemli sanki. şu anki halinden memnun olmadan başka bir durumu düşünmek cazip gelse de aslında o da çok boktan. yani genel olarak hayat boktan. sadece biraz daha yaşanılabilir kılmaya çalışıyoruz. sen tavşanlarla ve kurabiyelerle bunu yaparken, ben farklı şeylerle yapmaya çalışıyorum. ama bir yandan da düşünüyorum böyle düşünen o kadar çok insanız ki, neden ses çıkartıp birbirimize varlığımızı hissettirmiyoruz. hepimiz kendi yaşamımızı yaşanılır kılmaya çalışıyoruz. bunu hep birlikte yapsak belki de bunu bu kadar çok düşünmemize ve bunun bizi üzmesine gerek kalmazdı.

  3. Elo says:

    Bütün yazılarınızı nerdeyse ezberledim,keşke daha çok yazsa diyorum bazen,ama önemli olan tatlı canınızın istediğini yapmanız değil mi

  4. GG says:

    İnsanın iç dünyası bazen karmakarışık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑