25.08.2013

Bırak denize girmeyi, evden bile çıkmadığım bir Pazar günü daha geçti. Yaz bitiyor ama Akyaka’nın hafta sonu kalabalığı bitmiyor.

Ben bitiş insanıyım bunu anladım. Başlangıçlar beni strese sokuyor, gelişmeler hissizleştiriyor ama bitişler heyecanlandırıyor. Daha doğrusu bitişin yaklaşması bende farklı bir his uyandırıyor. Yurt dışına giderken orada yaşayacağım anlardan çok dönüşte hava alanına indiğim ve eve girdiğim anı hayal ediyorum. O bambaşka bir his işte, ben bir şeyler yaşadım ve bunlar gerçek oldu hissi. Eve dönene kadar yediğin kruvasanların veya gördüğün heykellerin bir önemi yok. Hepsi de  içini gereksiz ıvır zıvırlarla doldurduğun bavuluna kavuşunca anlam kazanıyor. Eve girip bittiğini hissetmeden ”vay be” diyemiyorsun. Her şey o yolculuğun bitmesi ile önem kazanıp gerçek oluyor. Tüketmeden ve harcamadan bir şeye sahip olmak imkansız benim için. Bir şeyin hiç bitmemesini istemek kadar saçma bir şey yok bu yüzden, her şey bitmeli. Yaz, kış, en sevdiğim parfüm, kremlerim, yaptığım iş, gittiğim gezmeler hep bittiklerinde bana aitler ve güzeller.

Tek bitmesin istediğim şey Akyaka günlerim galiba. Yine de hissizleşiyorum ama bitince mutlu olmadığım kesin.

Neyse ki bu yazıyı bitirebiliyorum da en azından Akyaka sevgim bende kalabiliyor.


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑