23.09.2013

Eylül’de bir insan ne düşünür ki yazın bitmesini düşünmekten başka?

Akyaka’dan uzak yerlerde bazen insanlara bakıyorum ve düşünüyorum ‘ne kadar şanslılar’. Şu bakkala giren adam veya arabanın içinde sıkılan kız, hiçbirisi de Akyaka’yı bilmiyor. Burada kaldıkça insanın başka hiçbir yere gitmek istemediğinden habersizler. Tüm yazı, baharı hatta o çılgın yağmurlu kış günlerini bile burada geçirseler yine de ayrılırken bir parçalarını burada bırakacaklarından habersizler. Belki de şimdiye kadar hiçbir yere bağlanmadılar, onlar için sahiller sadece 10 günlük bir ihtiyaçtı…İşte bu insanlar şanslılar çünkü benim kadar iç sıkıntısı geçirmiyorlar. Nereye giderlerse gitsinler akıllarında Akyaka’daki evin bahçesinde yattıkları sedir yok. Kimse onlara ‘yapıştın şu sedire’ demiyor. Arkadaşları ‘ne zaman dönüyorsun gel artık’ diye telefonlarını aşındırmıyorlar.

Bu insanlar şanslılar çünkü çok güzel bir şeyi yaşamamak, yaşayıp da onu özlemekten daha iyidir.

Eylül’e girdiğimiz günden beri özellikle akşam havalar çok soğuk. Ben donmak pahasına da olsa şortumdan vazgeçmiyorum. Sanki tayt veya eşofman giyersem yazın bittiğini kabul etmiş olacakmışım gibime geliyor. O ayrılmadığım sedirde pikeye sarılıp oturuyorum. İstanbul’da eve tıkılmadan önce bedenime iyice sedir rahatlığı depolamak istiyorum. Nasıl ki insanın tatile çıkacağı günün tarihi kesinleşince o tatil başlamış sayılıyorsa, biteceği gün belli olduğunda da bitmiş sayılır.

Şu an hiçbir mevsime ait değilim, belki de en doğrusu budur.


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑