15.07.2013

Hayatımda hiç bu kadar Akyaka’dan uzak kalmamıştım. 10 aydır ruhum sıkılırken vücudumdan ilk kez D vitamini eksilmişti. Doktorun verdiği sarı D vitamini kapsüllerini yutarken uzaklara bakıyorum, ben bu hallere düşecek insan mıydım diye.

Şu an tüm kış hafızamdan silmediğim Akyaka’daki odamın penceresinden gelen esinti gerçek değilmiş gibi geliyor bana. Sanki hala boğazımda sarı bir hap var ve güneşin hayalini kuruyor gibiyim. Bir şey gelecek, bir klima sesi veya Harbiye’den bir bağırış beni uykumdan uyandıracak gibi. Daha başlındayken bitişini düşünüp mutsuz oluyorum.

Sonunu düşünmekten başına mutlu olamamak benim yaz günlerimin özeti.

Geçen yaz ”en büyük eksiklik” olarak gördüğüm bahçe salıncağı hala yok. Onun yerine sedir yaptırarak annemler gönlümü almaya çalışmış. Dün akşam saat 10′da bahçedeki sedirlerde uyuklayarak erken emekliliğe adımımı attım. Sedir de neredeyse en büyük eksiklik gibi bir şeymiş ama yine de bir salıncak değil.

10 Yıldır bizimle Akyaka günlerini yaşayan köpeğimiz Dudu artık yok, neyse ki ondan yeterince ders aldım hayatın tadı nasıl çıkarılır çok iyi biliyorum.  Bıraksalar 2 saniyede kemiklerimi sıyıracak olan komşu köpeğimiz bebek yüzlü katil ”Derviş” her yürüyüş sonrası yine gelip uzaktan beni kesiyor. Karşı apartın tuhaf ve minik köpeği Peri ve yandaki evin heyecanlı golden’i İrma bu seneki köpek sevgi kotamı doldurmama yardımcı oluyorlar.

Bu sene en çok cırcır böceği sesini özledim, ben zaten hiçbir zaman cırcır böceği sesinden rahatsız olan insanlardan olmadım.

 


Tambirleydi hakkında


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Asansörle Yukarı Çık ↑